Meditasyon hakkında düşündüyseniz muhtemelen şöyle bir şey duymuşsunuzdur: "Meditasyon yalnızca Budist rahipler içindir", "Meditasyon yapmak için dağlara gitmen gerekir" veya "Bana faydası olmaz, kafam arı kovanı gibidir." Kabul edin, kendinizi tanıyor musunuz? Hadi bunların hangisinin doğru, hangisinin sadece kurgu olduğunu ve iç huzura giden yola başlamanızı engellediğini bulalım.
Efsane 1: Meditasyon yalnızca yogiler ve Budist rahipler içindir
Dürüst olmak gerekirse?
Görünüşe göre bu efsaneyle yeni gelenleri korkutmaya çalışıyorlar. Aslına bakılırsa meditasyon, manastırların ve yoga stüdyolarının sınırlarını çoktan aştı. Bugün dünya çapında milyonlarca insan tarafından uygulanmaktadır: ofis çalışanlarından küçük çocuklu ebeveynlere kadar. Aynı zamanda meditasyon herkese açıktır; dininiz, mesleğiniz veya lotus pozisyonunda oturma beceriniz ne olursa olsun.
Bu arada, lotus pozisyonu hakkında!
Meditasyonun onsuz işe yaramayacağını düşünüyorsanız rahatlayın. Önemli olan rahatça oturmak ve bacaklarınızı düğümlemeye çalışırken acı çekmemek. Meditasyon bir sirk gösterisi değildir.
Efsane 2: Günde iki saat meditasyon yapmalısınız, yoksa hiçbir anlamı kalmaz
Tabii ki, ayrıca her şeyden vazgeçin, ormana gidin ve şaman olun.
Aslında meditasyon çok fazla zaman gerektirmez. Günde 5-10 dakika bile hayatınızı değiştirebilir. Sabahları, yatmadan önce, hatta öğle yemeği arasında bile meditasyon yapabilirsiniz (eğer meslektaşlarınız neden gözleriniz kapalı oturduğunuzu ve gizemli bir şekilde gülümsediğinizi sormazsa). Küçük adımlar büyük sonuçlar verir; asıl önemli olan düzenliliktir.
Efsane 3: Meditasyon oturup hiçbir şey düşünmemektir
İşte en büyük yanılgı burada yatmaktadır!
Meditasyon düşünceleri tamamen durdurma girişimi değildir (bu mümkün mü?). Daha ziyade, düşüncelerinizi onlara kaptırmak yerine gözlemlemeyi öğrenmenin bir yoludur. Düşüncelerinizin gökyüzündeki bulutlar olduğunu hayal edin. Her birinin üzerine atlayıp "Beni uzaklaştırın!" diye bağırmadan, sadece geçip gitmelerini izlersiniz.
Yani eğer bir beyniniz varsa (ve öyledir), düşünceler kalıcıdır.
Meditasyonun amacı size onlarla arkadaş olmayı öğretmektir.
Efsane 4: Meditasyon yalnızca sakin insanlar için uygundur
Evet ve ayrıca asla geç kalmayan, sinirlenmeyen ve pencerenin dışında daima gökkuşağı görenler için de uygundur. Gerçek şu ki, meditasyon özellikle sürekli stres altında yaşayanlar, son teslim tarihlerini takip edenler veya sabah 7'de komşularının duvarları delmesi karşısında öfkelerini kaybetmemeye çalışanlar için faydalıdır.
Duygularınızı yönetmenize yardımcı olan, onlardan kurtulmanıza yardımcı olmayan bir araçtır.
Evet, ilk başta bir dakika bile hareketsiz kalmakta zorlanabilirsiniz, ancak zamanla hayatınızın nasıl sakinleştiğini ve çatışmaların artık sizi deli etmediğini fark edeceksiniz.
Efsane 5: Meditasyon bana göre değil, "yapamam"
Çocukken size şarkı söylendiği için şarkı söyleyemediğinizi söylemek gibi.
sen sahtesin. Meditasyon, sessizliğin en iyi şekilde gerçekleştirilmesi için yapılan bir yarışma değil, herkesin erişebileceği bir uygulamadır. Kaç yaşında olduğunuz, ne kadar boş zamanınız olduğu veya stres seviyenizin ne olduğu önemli değil. Hemen şimdi başlayabilirsiniz. Gecikmeyin - siz uyuma layıksınız.
Efsane 6: Meditasyon sıkıcıdır
Evet, saatlerce hareketsiz oturan ve "om" kelimesini tekrarlayan bir insan hayal ederseniz, gerçekten sıkıcı görünebilir.
Ama aslında meditasyon bütün bir dünyadır: nefes alma tekniklerinden görselleştirme veya müzikli meditasyonlara kadar. Hoşunuza giden şeyi bulmak için farklı yaklaşımlar deneyin.
Ayrıca meditasyon size anın tadını çıkarmayı öğretir. Ve gördüğünüz gibi bu kesinlikle sıkıcı olmayacak bir sanat!
Meditasyona nasıl başlanır: birkaç basit adım
- Rahat bir yer bulun.
Tibet'e gitmenize gerek yok. Evinizin rahat bir köşesi çok işinize yarayacaktır.
- Zamanlayıcı ayarlayın. Günde 5 dakika ile başlayın. İnanın bana, bu zaten çok fazla.
- Nefesinize odaklanın. Sadece nefes alıp verişlerinizi izleyin.
- Kendinizden mükemmellik beklemeyin.
Dikkatiniz dağılırsa sorun değil, sadece gözlem yapmaya dönün.
Sonuç
Meditasyon bir efsane ya da sihir değil, hayatınızı daha iyi hale getirebilecek bir uygulamadır. Özel bir bilgi birikimi, uzun saatler ya da ideal koşullar gerektirmez. Tek gereken deneme arzusudur. Küçük başlayın, deneyin ve unutmayın: uyum sizinle başlar.
Efsaneler geçmişte kalsın.